Girişimcilerin Sunum Hazırlarken Dikkat Etmesi Gereken 3 Temel Kural

Girişimcilerin Sunum Hazırlarken Dikkat Etmesi Gereken 3 Temel Kural

Son günlerde danışmanlık/mentörlük yaptığım girişimcilere yatırımcı sunumu (pitch deck) hazırlamayla ilgili bazı temel prensipleri sıkça vurguladığımı fark ettim. Vizyonunu sahneye taşımaya hazırlanan herkese yol gösterici olabileceğini düşünerek bu kritik önerileri bu yazıda bir araya getirdim.

Girişimciler genellikle yatırımcı sunumu hazırlarken, girişimlerinin tüm yönlerini anlattıkları kapsamlı bir tanıtım aracı oluşturmaları gerektiğini düşünürler. Geliştirdikleri ürünün her ayrıntısı onlar için çok değerlidir ve haklı olarak tüm bunları sunuma yansıtmak isterler. Ancak bu konuda yapılan en temel hata da bu yaklaşımdan doğar: Arka plandaki o büyük emeğin tamamını slaytlara sığdırmaya çalışmak.

İki Farklı Bakış Açısı

Yatırımcı olaya sizin gözünüzden bakmaz. Girişiminizi sizin kadar tanımaz ve önünde değerlendirmesi gereken başka projeler de vardır. Onun görmek istediği şeyi üç başlıkta özetleyebiliriz: Hangi sorunu çözdüğünüz, nasıl bir değer yarattığınız ve projenizin neden yatırım yapmaya değer olduğu.

Başka bir ifadeyle girişimci ne kadar emek verdiğini anlatmak ister, yatırımcı ise bu emeğin nasıl bir ekonomik veya toplumsal değere dönüşeceğini görmek ister.

O nedenle, etkili bir sunum için ilk yapılması gereken şey bu yönde yeni bir bakış açısı geliştirmektir. Amacınız bildiğiniz her şeyi anlatmak değil, yatırımcının dikkatini çekmek, sunduğunuz fırsatı anlamasını sağlamak ve girişiminiz hakkında daha fazla bilgi edinme isteği uyandırmak olmalıdır.

Özetle sunumunuzun başarısı, ne kadar çok bilgi içerdiğine değil, ne kadar ilgi ve daha yakından tanıma isteği uyandırabildiğinize bağlıdır. Bunun için gereken, girişimcinin kendi bakış açısından çıkıp yatırımcının bakış açısına geçmesidir.

Tasarım ve İçerikte 3 Temel Kural

Emeklerinizi akılda kalıcı, sade ve vurucu bir sunuma dönüştürmek için göz önünde bulundurmanız gereken, kesinlikle önerdiğim 3 temel kural şunlardır:

1. Metinler Yerine Rakamları Konuşturun

Yatırımcılar uzun metinleri satır satır okumaz, sayfayı hızlıca tararlar. Slaytlara uzun paragraflar koyduğunuzda yatırımcı iki seçenek arasında kalır: Ya sizi dinleyecek ya da ekrandakileri okuyacaktır.

Bu yüzden ekrandaki yoğun metin bloklarını gözünün yaşına bakmadan budayın. Uzun paragraflar yerine yalnızca en çarpıcı istatistikleri ve birkaç kelimelik vurucu ifadeleri bırakın. Hikayenin detaylarını sahnede siz anlatırken, bırakın ekran sadece güçlü verilerle sözlerinizi desteklesin.

Uzun ve yuvarlak açıklamaları kısa, net mesajlara dönüştürün. Örneğin:

  • “Ülkemizde küçük işletmelerin dijitalleşme düzeyi oldukça düşüktür” yerine %25 dijitalleşme oranı, (Bu arada konuşmanızda “Küçük işletmelerin %75’i dijital sipariş sistemi kullanmıyor” diyebilirsiniz.)
  • “Ürünümüz üretim süreçlerinde önemli ölçüde zaman tasarrufu sağlamaktadır” demek yerine %40 daha hızlı üretim,
  • “Hedef pazarımız oldukça büyük” demek yerine 5 milyon potansiyel müşteri deyin.

Elbette bu rakamların güvenilir verilere dayanması şarttır. Yatırımcılar sadece büyük rakamlar görmek değil, o rakamların altının dolu olduğundan ve gerçeği yansıttığından emin olmak ister.

2. Görsel Çapalar Kullanın

İnsan zihni görsel bilgileri metinlerden çok daha hızlı algılar. Bu nedenle, uzun cümlelerle ifade etmeye çalıştığınız sorunları veya yenilikçi çözümlerinizi sembolize edecek görsel çapalar (temiz ikonlar, basit şemalar veya dev puntolu veriler) kullanın.

Görselleri slaytlarınızı süsleyen birer dekorasyon olarak değil, mesajınızı hedefe ulaştıran bir anlatım aracı olarak görün. Karmaşık bir süreci basit bir infografikle veya önemli bir istatistiği büyük puntolu bir rakamla ekrana taşıdığınızda, anlattığınız her detayın yatırımcının zihninde kalıcı bir görsel karşılığı oluşur.

Örneğin, gıda güvenliği alanında biyosensör geliştiren bir girişim düşünelim. Ekranda kimyasal kalıntıların insan sağlığına etkilerini paragraflarca anlatmak yerine, bir meyve fotoğrafı, kimyasal kalıntı tehlikesini temsil eden sade bir ikon ve cihazınızın anlık ölçüm sonucunu gösteren net bir ekran görüntüsü kullanabilirsiniz. Böylece yatırımcı, hem çözdüğünüz sorunu hem de ürününüzün nasıl çalıştığını saniyeler içinde, hiç yorulmadan kavrayacaktır.

3. 3 Saniye Kuralını Uygulayın

Bir slayt ekrana yansıdığı an, izleyici oradaki ana mesajı en fazla 3 saniye içinde kavrayabilmelidir. Eğer dinleyici bu süreyi aşmasına rağmen hâla ekrandaki metni okumaya veya karmaşık bir şemayı çözmeye çalışıyorsa, o slayt çok kalabalıktır.

Her sayfa için kendinize şu soruyu sorun: “İzleyici bu slaytın ana fikrini üç saniye içinde anlayabiliyor mu?”

Yanıtınız hayırsa, slaydınız gereğinden fazla bilgi içeriyor demektir. Dinleyicinin odağını ekrandan alıp tekrar size çevirmesi için o sayfayı mutlaka basitleştirin.

Yatırımcı sunumlarında altın kural, her slaydın tek bir ana mesajı olmasıdır. Örneğin, pazarın mevcut durumu, rakiplerin özellikleri, müşteri beklentileri ve gelecek hedefleri gibi beş farklı konuyu tek bir sayfaya yığmak yerine, her biri için ayrı odaklı bir akış kurun:

  1. slayt: Çözdüğünüz sorun
  2. slayt: Geliştirdiğiniz çözüm
  3. slayt: Hedef pazarınız
  4. slayt: Rakiplerinizden farkınız
  5. slayt: İş modeliniz ve gelir beklentiniz

Her slaytın net bir mesajı, her mesajın da sunumun bütünü içinde mantıklı bir yeri olmalıdır.

Değerinizi Görünür Kılmayı Amaçlayın

İyi bir sunum, zayıf bir girişimi güçlü gösteremez. Ancak güçlü bir girişimin değerinin doğru anlaşılmasını sağlayabilir.

Unutmayın, yatırımcı sunumunun amacı girişiminizin bütün ayrıntılarını anlatmak değil, sunduğunuz fırsatın değerini görünür kılmaktır. Ekranda sadeliğin, sahnede ise hikayenizin gücünü kullanarak yatırımcıların tüm dikkatini girişiminize çekebilirsiniz. Her slaydınız yatırımcının zihninde yeni bir soru yanıtlamalı ve girişiminizin neden dikkate değer olduğunu ortaya koymalıdır.

Başarılı bir sunumun sonunda yatırımcının aklında kalan şey kaç slayt izlediği veya ne kadar bilgi edindiği değil, girişiminizin sunduğu fırsat ve bu fırsat hakkında daha fazla bilgi edinme isteği olmalıdır.

Hazırlık sürecinizde bu üç temel kuralı uyguladıktan sonra sunumunuzdaki değişimi ve dinleyicilerden aldığınız geri dönüşleri gözlemlemek, girişimcilik yolculuğunuzda size çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Yazar Hakkında

Baki Karaçay (MPA)

25+ yıl kurumsal deneyim sahibi Proje Tasarım ve Yönetimi (PCM) Eğitmeni, Danışman, ICF Mentör • Kurumlara ve bireylere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmeti yanı sıra halen AB programlarında Bağımsız Değerlendirici görevini yürütüyor | Mühendislikte lisans, Kamu Yönetiminde yüksek lisans öğrenimi gördü • Ankara ve İstanbul'da 10+ yıl kredi projeleri üzerine çalıştı • 2008'de ABD'de (NC State University) Ziyaretçi Araştırmacı olarak sürdürülebilirlik üzerine çalışmalarda bulundu • 2009-2020 arasında Antalya Valiliği AB Projeleri Koordinatörü görevini yürüttü • 2021'de "Avrupa Birliği Projeleri" kitabını yayımladı • 2022'de iO Akademi'yi kurdu • 3 kıtada 20+ ülke, 100+ kurum, 100+ çok uluslu proje, 100+ eğitim deneyimi | Sosyal Psikoloji meraklısı • Fotoğraf gönüllüsü • Bağlama sanatçısı.

Yorumunuzu Ekleyebilirsiniz