Yetişkin Eğitiminin İncelikleri (Bir Eğitimin Anatomisi)

13 Nisan 2016 Çarşamba günü Alanya Müze Müdürlüğü Konferans salonunda son derece keyifli ve verimli bir eğitim gerçekleştirdik. Alanya Kaymakamlığının organizasyonunda “Projeler ve Avrupa Birliği Hibe Programları” üzerine gün boyu süren eğitimin sonunda katılımcılardan aldığım olumlu geri dönüşler beni bu yazıyı yazmaya teşvik etti. Bunun için katılımcılarımıza teşekkür ederim. Burada eğitim konularından bahsetmeyeceğim; bunu ceupa.gov.tr‘den takip edebilirsiniz. Ancak uygulamaya çalıştığım yöntem ve teknikler hakkında birkaç not düşmek istiyorum. Bu arada, eğitim süresince bize kendini izlettiren yukarıdaki fotoğraftaki inanılmaz güzelliği ailesiyle birlikte Alanya Müzesinin bahçesinde görebilirsiniz.

Yetişkin eğitimine yaklaşım

Yetişkin eğitiminin kendine özgü özellikleri ve teknikleri sözkonusu. Sizi, ya aranızda bürokratik bir seviye farkı varsa, ya da onları bir şekilde sürekli canlı tutmayı başarabilirseniz dinlerler. Aksi halde kafalarındaki beklentiler, zaman kaygıları ve çabuk sıkılmaya meyilli oluşları sebebiyle sizi dinlemiş gibi yapabilirler. Bu yüzden, öğretmeye çalışmaktan çok, karşılıklı etkin bir iletişim süreci olmasını sağlamak temel kural. Bunu sağlamak üzere izlediğim, uzun yıllar süren deneyimlerimden edindiğim ilkelerin birkaçını şu şekilde sıralayabilirim:

İlgiyle ve zevk alarak öğrenme

Öncelikle katılımcıların mümkün olduğunca öğrenme sürecine ilgiyle ve zevk alarak katılmalarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Bunun için monolog anlatım yerine, her bir katılımcının kendinden ve çalışmalarından bahsettiği, böylece katılımcı profilinin herkes tarafından tanınmasını sağlayacak söyleşilerle başlıyorum. Değinilen konularda altını çizmek istediğim noktalar varsa, onların anlattıklarını dikkat çekici benzer örneklerle destekliyor, bunlardan çıkarılması gereken derslere vurgu yapıyorum. Bu yöntem katılımcıya, eğitimin, çalışma ve deneyimleriyle olan ilgisini görme fırsatı veriyor.

Özgüven aşılamak

AB projeleri çalışma yaşamımıza giren nispeten yeni bir konu. Çekingen yaklaşımlar doğal. Bu nedenle, söyleşiler sırasında, katılımcılara kendini iyi hissettirmek ve kendine güvenini artırmak temel ilkelerin başında geliyor. Başarıyı ille de “şampiyonluk” olarak görmek yerine, o yolda çaba göstermek ve yol katetmek olarak görmek gerektiğini anlatan birkaç dakikalık bir video bunu sağlamada önemli bir yardımcım. Videonun bitiminde, izlediklerimizin aslında her birimizin kendi hikâyesi olduğunu hatırlatmam, eğitime yeni bir bakış açısı getiriyor ve ilgiyi artırıyor.

Karmaşık bilgileri anlaşılabilir bir düzene sokmak

Eğitmen, yetişkinlerin birer dinleyici değil, öğrenme sürecinin faal birer katılımcısı olduğunun sürekli farkında olmalı. Eğitimleri, daha çok katılımcıların öğrenmesine “yardımcı olmak” diye görmek gerekiyor. Karşımızdaki insanlar zaten anlattığımız konunun içinde olan bireyler. Sonuçta yaptığımız şey, katılımcıların o güne dek edindikleri ancak bir bulut formunda biriktirdiği karmaşık bilgileri anlaşılabilir bir düzen içinde hatırlatmak ve bunları kategoriler halinde muhafaza etmelerine yardımcı olmak. Bunun için cevapları vermek yerine sık sık katılımcılardan almanın yollarını bulmak gerekiyor. Bunda en can alıcı unsur, doğru sorular.

Heyecan verici, canlı bir sunum

İyi bir giriş sonrasında ilgiyi ayakta tutabilmenin koşulu, heyecan verici, canlı bir sunum. Yaptığım sunumların bir “sesli kitap” deneyimi olmamasına özellikle özen gösteriyorum. Sunum adına baştan aşağı satırlarca yazı dolu slaytları okumak ve okutmak korkunç bir hata. Farklı bakış açıları oluşturacak görseller eşliğinde slaytlarda bazen tek bir sözcük, bazen spot bir ifade kullanmak lazım. Slaytlarda basit bir sözcük veya konu başlığı, izleyiciye sınırsız bir düşünme ve anlamlandırma alanı tanıyor; oysa konuyu açıkladığımızı zannederek cümlelere döktükçe, düşünme yollarını daraltıyoruz.

Canlandırma ve hikâyeleştirmeler

Son yaptığım sunumlarda, proje hazırlamanın gerektirdiği çabayı, hibe kazanmanın verdiği zafer duygusunu ve uygulama sürecinde ihtiyaç duyulan uzmanlığı, karlı dağlar ve kayakçı görselleri eşliğinde anlatıyorum. Zorlu tırmanışlar, zirveye varışın sunduğu muhteşem görüntüler ve bir kayak takımının usta inişi benzer duyguların hissedilmesini sağlıyor. Herkesin kendi kişisel ilgi alanlarıyla bu tür bağlantılar kurması mümkün. Bu yönetimin saatlerce süren sunumlarda bile katılımcıların dikkatini her zaman canlı tutmayı başardığını gördüm.

Sosyal yaşamdan örneklemeler

Konuları ilginç anekdot, uygulanmış proje öyküleri ve onlardan elde ettiğim çıkarımlarla zenginleştirmeye çalışıyor, analizler gibi ciddi ve karmaşık konuları dinleyenler adına daha sevimli bir hale getirmeye çalışıyorum. Sorun analizi konusunda bunun somut bir örneğini verdiğim yazıyı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Sayısal veriler veya yaşanmış olaylardan aktarımlar, görüşünüzün sağlamlığını sağlayıcı etkiye sahip. Ayrıca, anlatımı ayrıntılı sayılara ve konunun terminolojisiyle sözcüklere boğmaktan kaçınmak gerekiyor. Konuları önce basit haliyle ele alıp, basitten karmaşığa doğru gitmeyi tercih etmeli. İş konusu kadar sosyal hayatı da anlatımlara dahil etmek sunuma oldukça zengin bir içerik sağlıyor. Bu yüzden çok uzaktan ilgili insanların bile anlatılanları dinlemeye geldiğini görüyorsunuz.

Gündeme sadakat

Peki eğer tartışmalar istenmeyen bir yöne kayarsa? Böyle durumlarda, farklı fikir ve görüşlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor, ancak program gündemine sadık kalmak adına zamanı iyi kullanmamız gerektiğini, bu tartışmalara uygun başka platformlarda devam edilmesini öneriyorum.

İhtiyaca derman olmak

Eğitmen için hepsinden önemlisi, katılımcı grubun algı hızını ve ilgisini takip etmek. Zira doğru ve etkin iletişim için, uyguladığınız yöntemle, bilgilerin katılımcılar tarafından sizin istediğiniz şekilde algılandığını sağladığınızdan emin olmanız gerekiyor. Bunun sağlamasını tek bir soruyla yapabiliriz: Sahip olduğumuz bilgimizi sunmanın ötesinde, katılımcıların daha bilgili ve donanımlı olarak eğitimden ayrılmalarına yardımcı olabildik mi? Yani, ortada yeterince “öğrenilen” bilgi var mı?

Yeniden görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Bu bilgilerden Facebook, Twitter, LinkedIn, Google+ gibi sosyal medya çevrelerinizi de haberdar etmek isterseniz, lütfen aşağıdaki renkli ikonlara tıklayarak beğenin, paylaşın ve yorumlayın! Ayrıca email grubumuza üye olmaktan çekinmeyin; spam mail almaktan ben de hoşlanmıyorum. Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

Takip edin

Baki Karaçay

20 yılı aşkın süre profesyonel tecrübe sahibi Mühendis ve Kamu Yönetimi Uzmanı. Halen AB Projeleri Koordinatörü ve Proje Döngüsü Yönetimi Eğitmeni görevlerini yürütüyor. Fotoğraf çekmeye üniversite yıllarında, dijital fotoğrafa ise yoğun olarak 2011'de başladı. ANFAD Temel Fotografi Eğitimlerinde Çekim Teknikleri ve Kompozisyon dersleri veriyor.
Takip edin