Sosyal medyada son günlerde yayılan bazı haberler modern spiritüel dünyada sıkça karşılaştığımız “aydınlanma endüstrisi” üzerine otopsi niteliğindeki bu kısa yazıyı kaleme almama aracı oldu. Aslında psikolojik bir “borçlandırma ve bağımlılık” mekanizması üzerine kurulu yapıdan bahsedeceğim. Sayfa görseline bakınca bunların çok uzağımızdaki dünyalar olduğunu düşünebilirsiniz ancak şundan emin olun: Her devirde ve her yerde tahmin etmediğimiz kadar yakınımızda, aramızdalar.
Bir soruyla başlamak istiyorum:
Bir insan neden kendi inancını “kutsal” diye sunup başkalarına benimsetmeye çalışır?
Bu sorunun gözlerden kaçan asıl yanıtı şudur:
“Çünkü böylece odağı kendi üzerinden alır, size yöneltir.”
Artık sorun onda değil, sizdedir. Sizin iyileşmeniz gerekir. Sizin düzelmeniz, sizin uysallaşmanız gerekir. Daha toleranslı, daha bağışlayıcı olmanız, sizin için değerli olan bu dünyadaki her şeyin gözünüzde önemsizleşmesi gerekir. Ve tabi bunun için size verilecek bir dizi içsel çalışmayı yapmanız gerekir.
Bu kurgu, onu sizin gücünüzün bekçisi konumuna yerleştirir. Gücünüzü paketler, ona bir takım anlamlar yükler ve sonra size geri satmaya başlar.
Olduğunuz Şeyi Aratır
Siz artık zaten olduğunuz şeyi aramaya başlarsınız. Zaten sizde olana veya sizin olan şeylere erişmek (ermek) için ona gereksinim duyduğunuzu sanırsınız.
Bu aslında aydınlanma (gerçeğe ulaşma) görünümüne bürünmüş bir iş modelidir.
Siz “kutsal” olana ulaşmaya çalışırken, onun her isteğinin kolayca karşılandığını fark etmezsiniz bile. Örneğin, sadelikten bahsederken, aşırı lüks yaşamını “bolluk bilincinin” veya “kendisine bahşedilen nimetlerin” bir kanıtı olarak görürsünüz. Hatta görmezden gelirsiniz, görmez bile olursunuz.
Asla Eremeyen Kurbanlar
Peki, bu tür yapıların ürettiği “kutsallık” nasıl bir insan ister? Daha doğrusu “kurban”?
Sorgulamayan. Hesap sormayan. Sahip olduklarının, yakınlarının, kariyerinin, parasının izini sürmeyen. Hatta her şeyini bağışlayan, her şeyden vazgeçebilen. Yalnız ve yalnız “iyileşmeye” odaklanan.
Yani uysallaştırılmış bir kişilik.
Peki bundan kim yarar sağlar?
Elbette inananlar değil. İnancı araç haline getirenler.
Aydınlanma Kılığına Girmiş İş Modeli
İnsanların inançlarını kullanarak onları yönlendirmek ve bunu “kendi iyilikleri için” diye sunmak, pazarlamanın en kirli ve en sinsi yöntemlerinden biridir.
Bu aydınlanma kılığına girmiş iş modeli, aslında kişiyi özgürleştirmeyi değil, “ideal ve uysal bir tüketici” profili yaratmayı hedefler.
İşleyişin temel adımlarını şu şekilde özetleyebiliriz:
1. Eksiklik illüzyonu yaratmak
Bu modelin ilk adımı, kişiye aslında tam olmadığı, bir “iyileşme” sürecine muhtaç olduğu ve içsel bir arızası olduğu fikrini pazarlamaktır. Siz kendinizi “eksik” hissettiğiniz an, onlar “tamamlayıcı” parça olarak sahnede yerlerini alırlar.
2. Gücü paketleyip geri satmak
İnsanın doğasında var olan dayanıklılık, huzur veya özgüven gibi kavramlar, “uyumlanma”, “açılım yaşama” veya “kozmik enerji” gibi egzotik isimlerle paketlenir. Kişi, zaten sahip olduğu bir yetiye ulaşmak için bir aracıya (ve genellikle bir ödeme planına) ihtiyaç duyduğuna ikna edilir.
3. Uysallaştırma politikası
Sorgulayan, hakkını arayan veya tepki gösteren insan “düşük düzeyli” (alt mertebe) profil olarak etiketlenir.
Bağışlamak teşvik edilir, ancak bir erdemden ziyade, karşı tarafa hesap sorma mekanizmasını devre dışı bırakan bir araca dönüştürülür.
İyileşme odaklılık teşvik edilir. Böylece kişi sürekli kendi içine bakmaktan, dış dünyadaki adaletsizlikleri, çarpıklıkları ve sömürüyü göremez hale gelir.
Gerçek Güç
Hiç kimsenin size inancınızı öğretmeye veya onu size “yeniden kazandırmaya” hakkı yok. Bunu asla unutmayın!
Gerçek güç, genellikle bir başkasının rehberliğine ihtiyaç duymadan, kendi sınırlarını çizebilmek ve “hayır” diyebilmekle başlar.
Gerçek güç aracısızdır. Gerçek inanç sahip değiştirmez. Gerçek uyanış birine bağımlı kılmaz.
İnanç, bir insanın sahip olduğu en yüce güçtür. Kendi gücünüzü asla başkasının eline bırakmayın ve onu size geri satmaya çalışanlardan koruyun!
Yeni yazılarda görüşünceye dek “öğrenmeye devam edin!”


Yorumunuzu Ekleyebilirsiniz