Akdeniz Üniversitesi’nde AB Proje Döngüsü Yönetimi Derslerimiz Başlıyor

Akdeniz Üniversitesi'nde AB Proje Döngüsü Yönetimi Dersimiz Başlıyor

Bazı düşüncelerin gerçekleşmesi uzun zaman alır. Bazen bir kitap yazarsınız ve bir vizyonu ortaya koyarsınız. Belki o düşünce yıllar boyunca aklınızın bir köşesinde kalır. Sonra bir gün, o hayalin gerçeğe dönüştüğünü görürsünüz. Benim için böyle bir an bu dönem yaşanıyor. Beş yıl önce bir kitabımda dile getirdiğim hayalin, yıllar sonra bir üniversitede gerçeğe dönüştüğünü görmek tarifi zor bir duygu.

2021 yılında yayımlanan Avrupa Birliği Projeleri kitabımın girişinde, ülkemizin geleceği ve gençlerin kariyeri açısından çok önemsediğim bir hayalimi, aynı zamanda sahada eksikliğini hissettiğim kritik bir ihtiyacı şu sözlerle dile getirmiştim:

“Türkiye’de lisans ve yüksek lisans düzeyinde üniversitelerin halen çok azında proje tasarım ve yönetimi dersi verilmekte ve bu derslerin çok azının içeriğinde Proje Döngüsü Yönetimi ve Mantıksal Çerçeve Yaklaşımı konuları yer almaktadır. Uluslararası kabul görmüş bu yöntemleri içerecek şekilde proje yönetimi derslerinin yaygınlaştırılması genç kuşakların yalnızca Avrupa Birliği kaynaklı projelerde değil, genel olarak iş yaşamlarında birçok alanda proje geliştirme, uygulama ve değerlendirme konularında önceden bilgi sahibi olmalarını sağlayacaktır. Böylece günümüz koşullarında çalışma yaşamında ihtiyaç duyulan önemli bir bilgi karşılanmış olacak, ayrıca kamuda, sivil toplumda veya özel sektörde Proje Döngüsü Yönetimi bilgisine sahip daha çok çalışanın görev alması ülkemizin yararlanabileceği ulusal ve uluslararası fırsatlardan daha etkin sonuçlar alınması anlamına gelecektir.”

Bu satırları yazarken temel motivasyonum şuydu: Proje Döngüsü Yönetimi (PCM) ve Mantıksal Çerçeve Yaklaşımı yalnızca fon bulmak için formüllere indirgenmiş teknik araçlar değildir. Üstelik bunlar yalnızca AB projelerinin konusu da değildir. Bunlar, analitik düşünme, sorun çözme, kaynakları doğru yönetme ve vizyonu somut adımlara dökme becerileridir. Gençlerimizin bu sistematik yaklaşımı ve uluslararası yöntemleri erken yaşta, henüz üniversite sıralarındayken öğrenmeleri onlara büyük avantajlar sağlar. Kamuda, özel sektörde veya sivil toplumda kariyerlerine bir adım önde başlarlar. İş yaşamında karşılaştıkları her sorunu bir projeye, her projeyi de ülkemiz için bir fırsata dönüştürürler. Çünkü proje geliştirme ve yönetme becerisinin, yalnızca Avrupa Birliği projeleri hazırlayanların değil, iş yaşamına atılacak her gencin bilmesi gereken bir beceri olduğuna inanıyorum.

PCM Dersleri: Bir Vizyon Gerçeğe Dönüşüyor

Ne mutlu ki yıllar önce dile getirdiğim o vizyonu, bugün, beş yıl sonra, gerçeğe dönüştürmenin, bizzat bir parçası ve uygulayıcısı olmanın gururunu yaşıyorum! Bu güz dönemi (Eylül 2026) itibarıyla, yüksek lisans öğrenimimi tamamladığım Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) öğrencileriyle yepyeni bir serüvene başlıyoruz. 3. sınıf lisans öğrencilerine AB Proje Döngüsü Yönetimi dersini başlatıyoruz. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm başkanı Prof. Dr. Erol Esen birlikte yürüteceğimiz bu programda, gençlere dönem boyunca proje tasarımının ve yönetiminin tüm inceliklerini aktaracağım.

Bu dersin anlamı sanılandan çok daha büyük. Çünkü gençler yalnızca bir hibe programına başvuru kurallarını öğrenmeyecekler. Çalıştıkları her alanda sorunları nasıl analiz edeceklerini, doğru soruları nasıl soracaklarını, bir değişimi nasıl tasarlayacaklarını ve bu değişimi nasıl projeye dönüştüreceklerini öğrenecekler. Zira, günümüz çalışma yaşamının giderek daha büyük bir bölümü projeler üzerinden ilerliyor. Kamu kurumları projeler yürütüyor, sivil toplum kuruluşları projeler geliştiriyor, üniversiteler araştırma ve eğitim projeleri hazırlıyor, özel sektör yeni ürün, hizmet ve iş modellerini projeler aracılığıyla geliştiriyor…

Dolayısıyla gençlerin üniversiteden mezun olduklarında yalnızca kendi meslek alanlarının bilgisine değil, bir problemi analiz etme, hedef belirleme, çözüm tasarlama, kaynak planlama, sonuçları ölçme ve bir fikri uygulanabilir bir projeye dönüştürme becerisine de sahip olmaları gerekiyor.

Gençler Proje Vizyonuyla Yetişmeli

Ülkemizin ulusal ve uluslararası fırsatlardan, özellikle de AB ve diğer uluslararası fonlardan daha etkin yararlanması ancak kurumlarda güçlü bir “proje kültürünün” yerleşmesiyle mümkün. O kültür de tohumları üniversitede atılan, metodolojiye egemen, yenilikçi düşünebilen gençlerle yeşerecek.

Yıllardır çeşitli platformlarda şunu vurguluyorum: Proje uzmanı, aslında bir değişim mimarıdır. Değişim mimarlığı, kafamızdaki soyut vizyonu, somut, ölçülebilir adımlara dönüştürme sanatıdır. Ve değişim yaratacak yeni nesil proje uzmanlarının üniversitelerde yetişmeye başlaması, bence çok değerli bir başlangıç.

Uluslararası hibe programlarında hem “Proje Yürütücüsü” ve hem de “Bağımsız Değerlendirici” olarak uzun yıllarda edindiğim tecrübeleri ve masanın diğer tarafındaki beklentileri gençlere doğrudan, sahada uygulanabilir bir formatta aktarmayı hedefliyorum. Kamuda ve özel sektördeki uzun yıllara dayanan pratiklerin, kampüsün enerjisiyle harmanlanacağı heyecan verici bir dönem bizi bekliyor.

Tüm Üniversitelerimize Yaygınlaşmalı

2021’de kitapta yazdığım önerinin bugün bir üniversitede karşılık bulması elbette sevindirici. Ancak benim için asıl önemli olan bunun tek bir dersle sınırlı kalmaması.

Üniversitelerimizin farklı fakülte ve bölümlerinde öğrencilerimizn proje tasarımı ve yönetimiyle daha erken tanışması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü proje eğitimi yalnızca Kamu Yönetimi, İşletme, Mühendislik ya da İktisat öğrencileri için gerekli değil. Bir araştırmacı için de, bir girişimci için de, bir kamu çalışanı için de, bir sivil toplum çalışanı için de, bir mühendis için de, bir akademisyen için de, bir öğretmen için de proje geliştirme ve yönetme becerisi giderek daha değerli hale geliyor. Üstelik bu eğitim öğrencilerin mezuniyet sonrasında karşılaşacakları fırsatları da daha iyi değerlendirmelerini sağlıyor. Ulusal kaynaklar, Avrupa Birliği programları, kalkınma ajansları, Dünya Bankası ve diğer uluslararası finansman kaynakları… Bu kaynaklardan yararlanabilmek için yalnızca kaynağın varlığını bilmek yeterli değil. Bir sorunu güçlü bir projeye dönüştürebilmek gerekiyor.

Eylül ayıyla birlikte başlayacak bu 14 haftalık yeni yolculuğumuzun tüm öğrencilerimiz için ufuk açıcı olmasını diliyorum. Umarım bu ders yalnızca öğrenciler için değil, Türkiye’de proje kültürünün üniversitelerde yaygınlaşması için de küçük ama anlamlı bir adım olur.


Yeniden görüşünceye dek “öğrenmeye devam edin!”

Yazar Hakkında

Baki Karaçay (MPA)

Proje Tasarım ve Yönetimi Eğitmeni, Danışman, ICF Mentör (iO Akademi) • Bağımsız Değerlendirici • 25+ yıl kurumsal deneyim sahibi Kamu Yönetimi Uzmanı (YL) ve Mühendis • Antalya Valiliği AB Projeleri Koordinatörü (2009-2020) • Avrupa Birliği Projeleri kitabının yazarı • Sosyal Psikoloji meraklısı • Fotoğraf gönüllüsü • Bağlama sanatçısı.

Yorumunuzu Ekleyebilirsiniz