Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nda Uluslararası Fon Sağlayıcıları Destek Projeleri Eğitimi

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nda Uluslararası Fon Sağlayıcıları Destek Projeleri Eğitimi

Erzurum, Erzincan ve Bayburt’un kalkınma hedeflerini uluslararası fonlarla buluşturmak için KUDAKA uzmanlarıyla 3 günlük hibrit bir eğitimde buluştuk. Erzurum’dan yüz yüze, Erzincan ve Bayburt’tan online katılımla gerçekleşen eğitimde, uluslararası fon ekosisteminden küresel önceliklere, analiz tekniklerinden PCM ve stratejik planlamaya uzanan bir yolculuk yaptık.

Uluslararası fonlar yalnızca parasal destek araçları mıdır? Yoksa bir bölgenin yönünü değiştirebilecek stratejik kaldıraçlar mı? Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz üç günlük eğitim maratonunda benzer pek çok sorunun yanıtını birlikte aradık.

“Yerel potansiyeli küresel fırsatlarla buluşturmak,” kalkınma dünyasındaki en kritik görevlerden biridir. Bu misyonla, Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinin kalkınma hedeflerine yön veren KUDAKA uzmanlarıyla 24-25-26 Aralık 2025 tarihlerinde “Uluslararası Fon Sağlayıcıları Destek Projeleri Eğitiminde” bir araya geldik.

Günün gerekliliklerine uygun olarak hibrit formatta gerçekleştirdiğimiz eğitimde, Erzurum’daki katılımcılarımızla merkez binada yüz yüze, Erzincan ve Bayburt Yatırım Destek Ofislerindeki katılımcılarımızla ise çevrimiçi bağlantılar üzerinden buluştuk.

Politikalardan Sahaya Bir Yol Haritası

Toplam 16 saat süren eğitimde amacımız yalnızca yeni bilgiler aktarmak değil, mevcut uzmanlıkları uluslararası standartlarla buluşturmak ve kurumsal kapasiteyi güçlendirecek yeni yolculukların önünü açmaktı.

Bütüncül bir akış içinde ele aldığımız başlıklar arasında şunlar yer aldı:

Uluslararası Fon Ekosistemi: Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası (kalkınma bankaları), Büyükelçilikler, Vakıflar ve Bağımsız Fon Kuruluşları gibi fon sağlayıcıların küresel önceliklerini, çağrı modellerini, süreçlerini ve her birinin kendine özgü mantığını inceledik. Bu çerçevede özellikle uluslararası fonların yaşayan bir ekosistem olduğu gerçeğinden hareketle Avrupa Birliği fonlarının politika temelli yapısı, Birleşmiş Milletler fonlarının insan ve hedef grup odaklı yaklaşımı, Dünya Bankası ve kalkınma bankalarının ölçek ve mali sürdürülebilirlik beklentisi, büyükelçilik fonlarının hızlı etki ve görünürlük arayışı gibi konuları ele aldık. Her fonun felsefesini ve işleyişini doğru okuyarak, yararlanıcı kuruluşların beklentileriyle örtüşen özgün tasarımlara odaklandık; ana finansman programlarını ve daha kolay erişilebilir destek yollarını tanıdık.

Küresel Politikalar ve Yerel Uyum: Yeşil Mutabakat, dijital dönüşüm, sosyal kapsayıcılık, dayanıklılık, yenilik ve rekabet gücü gibi temaların proje tasarımlarına nasıl anlamlı biçimde entegre edilebileceğine odaklandık.

Değerlendirici Gözüyle Bakış: Sunulan proje tekliflerine masanın diğer tarafından değerlendirici gözüyle bakma pratiği yaptık. Bir proje teklifinin değerlendirme sürecinde nasıl okunduğunu, değerlendirme kriterlerinin arkasındaki mantığı, puan kaybettiren yaygın hataları ve bir başvuruyu yalnızca geçer not almaktan çıkarıp “kazanan” olmaya taşıyan kritik faktörleri birlikte irdeledik.

Analiz, Kurgu ve Teknik Detaylar: Proje yönetiminde karşılaşılan tüm belirsizlikleri ve riskleri ortadan kaldırmak üzere standartlaştırılmış, denenmiş ve başarısı kanıtlanmış olan evrensel proje matematiğini ele aldık ve bu yaklaşımı bilinçli biçimde kullanmanın önemini tartıştık. Mantıksal Çerçeve Yaklaşımına (LFA) dayalı Proje Döngüsü Yönetimi (PCM) araç setiyle sistematik ve tutarlı proje tasarımı ve yönetimini gözden geçirdik. Sorun, hedef, strateji ve paydaş analizleriyle doğru teşhis koymanın önemini, elde edilen sonuçları kullanarak Mantıksal Çerçeve Matrisi üzerinde projenin omurgasını adım adım nasıl kuracağımızı gördük. Nasıl ki bir projektör, bilgisayardaki dijital veriyi duvara somut bir görüntü olarak yansıtıyorsa, PCM metodolojisi de zihnimizdeki soyut fikri ve umudu, mercekten geçirerek yaşama dokunan somut bir “değişime” dönüştürme sanatıdır. Eğer bu matematiği doğru kullanmazsak, görüntü bulanıklaşır ve etki kaybolur. Bu bakışla, KUDAKA eğitiminde yalnızca bir dizi faaliyet ve belirli çıktılar üreten değil, sonuç ve yarar üreten proje yaklaşımını öne çıkardık.

Ayrıca, ortaklık kurma modellerinden bütçelendirmede fon sağlayıcıların “satır arası” beklentilerini okuma becerisine kadar birçok ince ayarı birlikte değerlendirdik.

Farklı Deneyimler, Ortak Zemin

Eğitime derinlik kazandıran unsurlardan biri katılımcı profilindeki çeşitlilikti. Daha önce PCM ve benzeri eğitimler almış, uygulama deneyimi olan uzmanlarla bu alana yeni adım atan genç meslektaşların bir arada oluşu önemli bir zenginlik yarattı. Deneyimler paylaşıldıkça çoğaldı, bilinenlerin ötesine geçilerek yeni olasılıkların kapısı aralandı. Japonların “Shoshin” dedikleri felsefedeki gibi. Anlamı “Acemi Zihni”. Derler ki “Ustanın zihninde olasılıklar azdır, ama aceminin zihninde olasılıklar sonsuzdur.” Böylece süreç, klasik bir ders formatından çıkıp kolektif bir düşünce mühendisliği atölyesine dönüştü.

KUDAKA’nın Rolü Üzerine

Eğitimin en stratejik çıktılarından biri KUDAKA’nın bu ekosistemde üstlenebileceği olası roller üzerine birlikte düşündüğümüz bölümdü. Bu çerçevede çeşitli sorular etrafında ortak akıl ürettik:

  • KUDAKA bir fon izleme ve tanıtım merkezi mi olmalı?
  • Bölgedeki paydaşlarla fonları buluşturan bir eşleştirme noktası mı?
  • Yoksa proje tasarımını kolaylaştıran bir mentör mü?

Bu soruların tek bir doğru yanıtı yoktu belki ama geliştirilen her yanıt, kurumun gelecek vizyonuna eklenen bir katkı oldu.

Eğitimden Geriye Kalan

Bu tür eğitimlerin gerçek değeri slaytlarda değil, eğitim sonrasında sorulan sorularda, kurulan yeni cümlelerde ve gözlerde parlayan o “yapabiliriz” inancında saklıdır. Bu çalışmamız, uluslararası fonların “ulaşılamaz” olmadığını, doğru okunduğunda, doğru eşleştirildiğinde ve kurumsal akılla yönetildiğinde etkin biçimde kullanılabileceğini bir kez daha kanıtladı.

Eğitim sonrasında, bu etkinin sözde kalmayıp uzman arkadaşlarımızın elinin altında her zaman ulaşılabilir bir başvuru kaynağına dönüşmesi için, KUDAKA Genel Sekreteri Sayın Oktay Güven’e ve Ajansın Erzurum merkez, Erzincan ve Bayburt Yatırım Destek Ofisi kütüphanelerine birer adet “Avrupa Birliği Projeleri” kitabımı armağan ettim.

Üç gün boyunca yalnızca bilgi paylaşmadık. Tüm bu teknik anlatıların ötesinde aynı heyecan ve gayeyle birbirimizin cümlelerini tamamladığımız bir yol arkadaşlığı geliştirdik. Benzer sorunlar, çözümler ve öneriler etrafında birlikte düşündük. Bilirsiniz; sırtını Palandöken’e yaslamış, aynı yaylanın havasını soluyan hemşehrilerimle birbirimize “dağdaş” (dadaş) deriz. Çoğu dağdaşım olan bu değerli ekibin gösterdiği sıcaklık, Erzurum’un meşhur kış soğuğunu unutturan o samimi sohbetler ve kurduğumuz yeni dostluklar benim için bu eğitimin en değerli kazanımı oldu.

Bu vizyoner buluşma için KUDAKA yönetimine, eğitime katılan ve katkı sunan tüm ajans personeline teşekkür ederim. Her öğrenmenin ve paylaşımın, bölgesel kalkınma yolculuğunda kalıcı izler bırakacağına inanıyorum.

Yazar Hakkında

Baki Karaçay (MPA)

Proje Tasarım ve Yönetimi Eğitmeni, Danışman, ICF Mentör (iO Akademi) • Bağımsız Değerlendirici • 25+ yıl kurumsal deneyim sahibi Kamu Yönetimi Uzmanı (YL) ve Mühendis • Antalya Valiliği AB Projeleri Koordinatörü (2009-2020) • Avrupa Birliği Projeleri kitabının yazarı • Sosyal Psikoloji meraklısı • Fotoğraf gönüllüsü • Bağlama sanatçısı.

Yorumunuzu Ekleyebilirsiniz