Temel Fotografi Dersleri

TFD08 – Her Fotoğrafçının Bilmesi Gereken Kompozisyonun Temel Sırrı

Uzun zamanlardan beri fotoğraf çekmesine rağmen hiçbir ilerleme kaydedemeyen birçok fotoğrafçıyı izlediğinizde, kompozisyon konusunu gerçekte henüz anlamamış olduklarını fark edersiniz. Çünkü kimse bu bilgilere doğuştan sahip olmaz. Bir müzisyen nasıl dünyaya geldikten sonra müziğin notalarını ve kurallarını öğrenmek zorundaysa, iyi bir fotoğrafçı olmak için de fotografinin kurallarını öğrenmek gereklidir.

Kameranız pozlama, netleme gibi teknik açıdan her konuda size yardımcı olabilir ama kompozisyona gelince iş tamamen bilginize, gözünüze ve hayalinize kalmıştır. Bunun için görme sanatı ve kompozisyonda ustalaşmayı öğrenmeniz gerekir.

Görsel elemanlar

Fotografide kompozisyon, görsel elemanları çerçeve içerisinde düzenleme işlemidir. Bu görsel elemanlar arasında somut nesnelerin (bina, ağaç, çiçek, bulut) görüntüleri olabileceği gibi, nesnelerin birbiriyle ilişkisinden doğan soyut alanlar (çizgi, şekil, desen) ve bunların aralarındaki boşluk, ışık gibi alanlar da olabilir. Hepsinin toplu olarak “anlamlı ve göze hoş gelen bir biçimde” çerçeveye yerleştirilmesi önemlidir. Bunu yaparken bilmemiz gereken işin önemli bir sırrı söz konusu ve işte kompozisyon konusunun temel ilkesi de buradadır.

Kompozisyonun temel sırrı

Fotoğrafta kompozisyon, bir anlamda insan beynini kandırmayı başarmaktır. Sebebi aslında basit: Fiziksel dünyayı, eni, boyu ve derinliği ile 3 boyutlu bir ortam olarak algılarız. Fotoğraf ise sadece eni ve boyu olan 2 boyutlu bir düzlem üzerindeki lekelerden (çevresi ile zıt değerlere sahip tonda alanlardan) oluşur. Fotoğrafla yaptığımız şey, 3 boyutlu dünyanın görüntüsünü 2 boyutlu bir düzlem üzerinde izleyiciye aktarmaktır. Fotoğrafta derinlik boyutu olmamasına rağmen, beynimiz görüntüyü anlamak için 3 boyutu da algılamak ister. Benzer diğer düzlem sanatları gibi fotoğrafta da derinlik izlenimi, ışık ve perspektif yardımıyla oluşan bir göz yanılgısıdır. Eğitimli fotoğrafçılar karelerinde derinlik hissini yaratma gibi anlatım tekniklerini bilirler ve bunlardan yararlanırlar. İşte fotoğrafta kompozisyonun işlevi, beynimizi görmek istediği şeyi gördüğüne inandırmaktır. Bu sebeple kompozisyon, fotoğraf aracılığıyla beyni yönlendirir. Kompozisyonun önemi temelde buna dayanmaktadır.

Görsel elemanları fotoğraf çerçevesi içerisinde düzenleme işlemi

Fotoğrafta kompozisyon becerimizi geliştirirken, aslında 3 boyutlu dünyanın görüntüsünün, 2 boyutlu yüzeye düşürülmesi becerimizi geliştiririz. Fotoğraftaki görsel unsurlar/ögeler müzikteki notalar gibidir, onları diziş biçimimize göre hoşa giden, akılda kalıcı melodiler oluşur.

Fotoğraf karesinde, sürüp giden yaşamın bir anı ve objelerin/ögelerin öyle bir görünümünü/yerleşimini yakalamalıyız ki sonuçta bu kare, olayın tümü hakkında izleyiciye aktarmak istediğimiz mesajı verebilmelidir. Bunu yaparken ilk adım, kadrajımız içerisinde hangi ögelerin yer alacağına karar vermektir. İkincisi ise bu ögeleri fotoğraf içerisine ne şekilde yerleştireceğimizdir. Görüntüleyeceğimiz ögelerin fotoğraf karesinde farklı yerleşimlerini 2 hareketle elde edebiliriz:

  1. Konumumuzu/bakış noktamızı değiştirmek,
  2. Kameramızın bakış yönünü değiştirmek.

Konuyu örnekler üzerinde kavrayalım

Ne demek istediğimi daha iyi kavramak için şimdi kolay anlaşılabilir iki örnek üzerinde duralım.

A cup of Turkish coffee by Baki Karaçay ✅ on 500px.com

A cup of Turkish coffee by Baki Karaçay ✅ on 500px.com


Önce, üstte ve altta yer alan her iki görüntüye 2 boyutlu yüzeyler olarak bakmaya ve içerdikleri görsel elemanları farketmeye çalışın. Az önce değindiğim üzere, bu ögeler arasında somut nesnelerin (fincan, kapak, tepsi vb.) görüntüleri yer aldığı gibi, bunların arasındaki boşluk, ışık gibi alanlar ve bunların birbirleriyle ilişkisinden doğan soyut alanlar (çizgi, şekil, desen) da yer almaktadır. Bunları fotoğrafın yüzeyindeki aydınlık, karanlık alanlar, lekeler, çizgiler ve şekiller olarak yorumlayın.

İkinci olarak, her iki fotoğraf düzlemi üzerinde bu görsel ögelerin yerleşimini —fotoğraf karesi içerisinde dağılımını, serpiştirilmesini— dikkatlice inceleyin ve birbirleriyle karşılaştırın. (Alttaki fotoğrafta fincanı çevreleyen ışıklı alanların da görsel ağırlığı olduğuna dikkat edin!)

Turkish coffee time by Baki Karaçay ✅ on 500px.com

Turkish coffee time by Baki Karaçay ✅ on 500px.com


Fark ettiğiniz üzere bu iki görüntü, aslında aynı kahve fincanının, masa hizasından ve 40 cm yukarıdan çekilmiş iki fotoğrafı (hemen hemen). Ancak fotoğraf düzleminde ögeler farklı şekilde yerleşim gösteriyorlar, kompozisyonlar hayli farklı. Tamamen farklı iki arka plan var. Konumumuzu/bakış noktamızı değiştirmek ve kameramızın yönünü değiştirmek suretiyle aynı nesnelerin daha farklı kompozisyonlarını da elde edebilirdik.

Bu örnek bize birkaç şey anlatıyor: Kompozisyon oluştururken ilk hesaba katmamız gereken konulardan biri üç boyutlu bir ortamın iki boyutlu bir görüntüsünü oluşturmakta olduğumuzdur. Aynı ortama, faklı noktalardan —yukarıdan ve göz hizasından— bakışla, fotoğraf düzleminde tamamen farklı yerleşimler, farklı kompozisyonlar/görüntüler elde edebiliriz. Fiziksel olarak aralarında mesafe olan nesneler fotoğraf düzleminde birbirinden ayrı ögeler/lekeler şeklinde çıkabileceği gibi, bitişik veya üst üste bindirilmiş, —aralarındaki uzaklık hissedilmeyen— karmaşık bir görüntü de verebilir. Bu farklılığın doğurabileceği sonuçları önceden kestirmeye çalışmak ve görsel elemanları, anlatımın sadeliğini koruyacak şekilde yerleştirmek önemlidir. Buna imkân yoksa, arka planı bulanıklaştırmak (alan derinliğini azaltmak) gibi teknikleri kullanarak arka arakaya duran nesneler arasında bir uzaklık hissi de yaratabiliriz.

Tüm bu anlattıklarımı bir portre veya manzara veya mimari çekiminde uyguladığınızı hayal edin! İşte görsel elemanları çerçeve içerisinde düzenleme işlemini (kompozisyonu) doğru şekilde anlamak, 3 boyutlu fiziksel ortamlara farklı açılardan bakışla 2 boyutlu fotoğraf düzleminde ne tür sonuçlar elde edeceğimizi öğrenmekle mümkündür.

Şimdi siz de çevrenizdeki objeleri farklı konumlardan fotoğraflamayı deneyebilir ve nasıl farklı kompozisyonlar oluşturabildiğinizi hemen görebilirsiniz. Bunu mobil kameranızla da yapabilirsiniz. Aklınıza, peki bu kompozisyonlardan/düzenlemelerden hangisini seçmemiz gerektiği sorusu gelebilir. Bu tamamen sizin kişisel tarzınıza kalmıştır. Ancak burada size yardımcı olacak, fotoğrafta doğru ve güzel anlatımı sağlamanın prensip ve esasları söz konusu. Yüzyıllardır kullanılmakta olan, doğru ve güzel anlatımı sağlamanın bu evrensel prensipleri, öğrenilebilir ve öğretilebilir kurallar olarak bilinmektedir. Zira bunlar tamamen beynin algısıyla ilgilidir. Bir sonraki yazımda doğru ve güzel anlatımı sağlayan ve izleyicileri olumlu etkileyen bu faktörlere yine örnekler vererek değineceğim.

Eminim, bu öğrendiklerinizin ötesinde sizler de yepyeni çıkarımlarda bulunmaya başlamışsınızdır bile. Diğer okuyucularımızın da yararlanmasını isterseniz, yorumlarda paylaşmaktan çekinmeyin.

Görüşmek üzere. Fotoğraf çekmeye devam edin!

Paylaşmak önemsemektir.

Yazar Hakkında

Baki Karaçay

20 yılı aşkın süre profesyonel tecrübe sahibi Mühendis ve Kamu Yönetimi Uzmanı. Halen çokuluslu AB projelerinde Koordinatörlük ve Proje Döngüsü Yönetimi (PCM) Eğitmenliği görevlerini yürütüyor. Gönüllü olarak fotoğrafçılık, kayak ve bağlama dersleri veriyor. Ödüllü fotoğrafları ve yayınlanmış yazıları var.

1 Yorum