TFD16 – Enstantaneyi 7 Kolay Adımda Etraflıca Öğrenin

Geçen hafta online galerimde yukarıdaki fotoğrafı gören bir arkadaşım emailinde “Kayalara vuran dalgaların böylesine yumuşak görüntüsünü nasıl yakaladığını çok merak ediyorum,” diye yazmıştı. Bunun yanıtı tamamen bu yazıda anlatacağım enstantane ayarında gizli. Estantaneyi bir kez anladığınızda bu tür fotoğrafları siz de kolaylıkla çekebileceksiniz.

Enstantanenin fotoğraflarınızı nasıl etkilediğini neden bilmelisiniz?

Enstantane, pozlama üçgeninin 3 ana elemanından biri. (Buraya tıklayarak Pozlama Üçgeni konusunu okuyabilirsiniz.) Enstantanenin fotoğraflarınızı nasıl etkilediğini yeterince anlamadığınızda çektiğiniz fotoğraflar sıkça bulanık çıkar. Çünkü pozlama yanısıra, enstantanenin fotoğraflarınıza bir diğer önemli etkisi daha sözkonusudur. Bu yazıda 7 kolay adımda hangi durumda hangi enstantaneyi seçeceğinizi ve yaratıcı etkilerle sanatsal fotoğraflar elde etmek için enstantaneyi nasıl kullanacağınızı öğreneceksiniz.

1. adım – Enstantane tam olarak nedir ve nasıl ölçülür?

Hiç ayrıntıya girmeden enstantaneyi, bir fotoğrafın çekim süresi diye özetleyebiliriz. Buna aynı zamanda “pozlama süresi” denir. Kameranız, lensten gelen ışığın yalnızca belirli bir sürede sensöre kaydedilmesine izin verir. Bu süreyi kameranızda sensörün önündeki perdenin açılıp kapanma hızı belirler. Perde hızı arttıkça sensörün ışık görme süresi kısalır. Uzun pozlamalar hariç, fotoğraflarınızın çoğunu deklanşöre bastığınızda saniyenin çok altında küçük bir anda çekersiniz.

Enstantane (perde hızı), pozlama üçgeninin diğer elemanı apertürde (diyafram açıklığında) olduğu gibi “duraklar” ile ölçülür, ancak enstantane durakları apertüre göre daha dolambaçsız ve anlaşılması kolaydır. Kameralarda farklılık göstermekle birlikte 1 saniyeden daha hızlı pozlarda kullanılan enstantane değerleri şöyledir: Saniyenin 2, 4, 8, 15, 30, 60, 125, 250, 500, 1000, 2000, 4000, 8000’de biri… 1 saniyenin üzerinde pozlamalar için ise 2, 4, 8, 15, 30 saniye mevcuttur. Böylece pozlama süresi, saniyenin 4000’de biri de olabilir, 60’da biri de, 30 katı da, yani 30 saniye de… Dikkat! Sıraladığım bu enstantane değerleri tam duraklardır ve her biri kendinden öncekinin yarısı kadar pozlama sağlar.

2. adım – Enstantane pozlamayı nasıl etkiler?

Enstantane hızı değiştikçe fotoğrafın aydınlık miktarı, yani pozlanma durumu da değişir: Hız yavaşladığında —süre uzadığında— daha çok ışık girer ve fotoğraf daha fazla pozlanmış olur. Bunu birebir görmenin en iyi yolu, diğer hiçbir ayarı değiştirmeden farklı enstantane değerlerinde aynı görüntünün bir dizi fotoğrafını çekmektir.

Enstantanenin bazen perde “hızı” olarak bazen pozlama “süresi” olarak ifade edildiğine rastlamanız, başlangıçta kafa karıştırıcı gelebilir. Burada bilmeniz gereken tek şey, yüksek hızın = kısa süre anlamına geldiğidir. Buna göre, düşük hız ise = uzun süre anlamına gelir.

Perde hızı

Eğer enstantaneyi perde hızı olarak ifade edecekseniz, bilmeniz gereken ilke şu: Perde hızı ile pozlama miktarı arasında ters bir ilişki vardır. Hız arttıkça pozlama miktarı azalır —fotoğrafın aydınlık düzeyi azalır. Pozlama miktarını yarıya düşürmeniz için perde hızını 1 durak artırmanız gerekir. Buna göre, örneğin 1/500 saniye perde hızı, 1/250 saniye perde hızının yarısı kadar pozlama sağlar. Yani, perde hızının 1 durak artırılması pozlama miktarının yarıya inmesi anlamına gelir.

Pozlama süresi

Eğer enstantaneyi süre olarak ifade edecekseniz, bilmeniz gereken ilke şu: Süre ile pozlama miktarı arasında doğru bir ilişki vardır. Süre kısaldıkça pozlama miktarı azalır. Pozlama miktarını yarıya düşürmeniz için pozlama süresini yarıya indirmeniz gerekir. Buna göre, örneğin 1/500 saniye pozlama süresi, 1/250 saniye pozlama süresinin yarısı kadar pozlama sağlar. Hatırda tutmanız gereken tek şey, pozlama süresinin 1 durak düşürülmesinin pozlama miktarının yarıya düşmesi anlamına geldiğidir —veya tersi, pozlama süresi arttıkça fotoğrafın aydınlık miktarı da artar. Tabi, pozlama üçgeninin diğer 2 unsuru olan diyafram ve ISO sabit kalmak koşuluyla.

3. adım – Enstantane ile hareketi dondurma veya hareketi bulanık çekme

Enstantanenin pozlama yanısıra fotoğraflardaki diğer etkisi hareket ile ilgilidir. Kameralar, hareketli nesnelerin görüntülerini gözümüze göre çok daha kısa anlarda net yakalayabilirler. Bu tür çekim tekniğine hareketi dondurma diyoruz. Öte yandan çerçevenizdeki diğer nesneler netken hareket eden bir cismi bulanık görüntülemeye de fotoğrafa hareket efekti veya hareket bulanıklığı verme diyoruz.

Fotoğraflarınızda sanatsal bir etki yaratmak istemiyorsanız, perde hızını yüksek tutarak hareketi dondurabilir ve bulanıklığı olmayan fotoğraflar çekebilirsiniz. Ancak isterseniz bu değerlere geçmeden önce enstantane konusunu biraz daha pekiştirmek adına hareketli bir görüntüyü farklı enstantane değerlerinde fotoğraflamakla elde edeceğimiz sonuçları görelim.

Hareketi Dondurma

Yeterli ışık koşullarında hareketi dondurmak son derece kolaydır. Eğer çekiminizi 1/500 ve üzeri yüksek perde hızlarında yaparsanız hareket bulanıklığıyla karşılaşmazsınız. Ancak elde ettiğiniz görüntü hareket hissini vermediği için bu hızlarda çekilen fotoğrafları yavan ve tekdüze bulabilirsiniz. Bunun yerine, hızla hareket eden bir cisme fotoğrafınızda bir miktar hareket bulanıklığı verebilirsiniz. Bu da tamamen görüntünün kaydedilme süresi yani enstantane değeriyle ilgilidir.

Hareket Bulanıklığı Verme

Berlin’de çektiğim aşağıdaki fotoğrafta hareket halindeki vagonlarda sözünü ettiğim bulanıklık etkisini görebilirsiniz. Bu fotoğraf 1/4 saniyede çekildi. Bu durumda, hızla geçen vagonların hareketi 1/4 saniye boyunca kaydedilmiş oldu ve elde edilen bulanıklık ile fotoğrafta gördüğünüz hız ve hareket hissini veren bir görüntü oluştu. Elbette burada 1/4 saniye boyunca kameranın hiçbir sarsıntı almadan sabit kalmasını sağlamam zorunluydu.

uzun-pozlama-hareket-etkisi-efekti-tren-berlin

Burada şu inceliği hatırdan çıkarmayın: Hareket bulanıklığı efekti yalnızca hareket eden cisimlerde görülen bulanıklıktır. Eğer fotoğrafın tamamında bulanıklık varsa, buna netlik kaybı denir ve bunun farklı nedenleri olabilir. Şimdi netlik kaybının enstantane ile ilgili olabilecek nedenlerine bakalım.

4. adım – Enstantane ile fotoğraflarda netlik kaybının ilgisi

Netliği bozuk fotoğraflar çekmeyi hiçbirimiz istemeyiz. Net çıkmayan birçok bulanık fotoğrafın kullanılan enstantane değeri ile ilgisi vardır. Kameranın küçük sarsıntılarından dolayı fotoğrafın netliğinin bozulması, pozlama sürelerinin uzunluğundan kaynaklanır. Deklanşöre basıldığında, perdenin açılıp görüntünün kameraya kaydedilişi (yani ışığın kameraya girişi) ve perdenin tekrar kapanması arasında geçen süre, hareketi veya sarsıntıyı algılayacak kadar uzun tutulduğunda, görüntünün netliği bozulur! Eğer pozlama süresi, titreşimi ve hareketi algılayamayacak kadar kısa tutulursa, fotoğrafın netliğine zarar veremez!

Elde çekim

Bir kamerayı tamamen sarsmadan tutmak ve hele parmağımızı denklanşöre tam basarken hiç titretmemek imkânsızdır. Fotografide bu etkiye sarsıntı, titreşim veya vibrasyon denir. Genel olarak elde çekimlerde 1/60 saniyeden daha yavaş enstantane durakları tavsiye edilmez. Çünkü bu ve daha uzun pozlama süreleri (1/30 saniye, 1/15 saniye gibi), çoğu durumda fotoğrafın netliğini bozabilecek kadar uzun sürelerdir ve bu sürelerde kameranız sarsıntı ve hareketleri kaydeder. Buna göre, normal ışık koşullarında enstantanenizi 1/125 saniye, 1/250 saniye, 1/500 saniye gibi daha hızlı duraklara getirmek suretiyle sarsıntıdan doğabilecek netlik kaybının önüne geçebilirsiniz. Ancak bu bahsettiğim netlik kaybının kullandığınız lensin odak uzaklığı ile de ilgisi vardır.

Lensin odak uzaklığı

Dar açılı —telefoto (zum)— lenslerle elle çekimlerde daha yüksek hızların seçilmesi gerekir, çünkü kameranın her küçük sarsıntısı görüntüde büyük etki yaratır. Geniş açılı lenslerde sarsıntının etkisi nispeten azalır. Hatırlanması kolay bir kural olarak, netlik kaybını önlemek için enstantaneyi lensin odak uzaklığına göre şu şekilde ayarlayabilirsiniz: Eğer örneğin 30 mm bir lensle elde çekim yapıyorsanız, 1/30 saniye enstantaneyi seçebilirsiniz. Daha uzun bir sürede sarsıntının netliği bozması kaçınılmaz olur. Ancak burada verdiğim ölçü full frame kameralar için geçerlidir.

Krop sensörlü kameralar

Eğer crop sensörlü kamera kullanıyorsanız ve 30 mm bir lensle elde çekim yapıyorsanız, bu durumda sensörün 1,5 kez çarpan etkisinden dolayı, bu değeri 1,5 ile çarparak elde edeceğiniz 1/45 saniyeyi esas almalısınız. Yani sarsıntıyı önlemek için kameranız full frame ise enstantanenizi 1/30’a, kameranız krop sensörlü ise enstantanenizi 1/45 saniyeden kısa sürelere ayarlamalısınız. Öte taraftan tüm bu kurala karşı daima istisnai durumlar da sözkonusu olabilir.

İstisnai durumlar

Örneğin lensinizin Image Stabilizer (IS) / Vibration Reduction (VR) denen sarsıntı önleme özelliği varsa pozlama süresi konusunda biraz daha toleranslı davranabilirsiniz. Çünkü IS / VR özelliği belirli düzeyde titreşimin neden olacağı netlik kaybının önüne geçebilir.

Kameranızla daha çok deneme yapıp sonuçları gördükçe, sarsıntı bulanıklığını önlemek için hangi enstantane durağını kullanmanız gerektiği, ayrıca kameranızı nasıl tutmanız ve sabitlemeniz gerektiği konusunda becerileriniz gelişecektir. Ancak netlik kaybından kaçınırken dikkate alınması gereken bir kısıta da burada değinmekte fayda var.

Netlik kaybından kaçınırken

Enstantane dediğimiz pozlama süresi eğer gerekenden kısa tutulursa, ışığın az olduğu ortamlarda bu kez kameraya yeterince ışık girmemesi ve fotoğrafın yeterince aydınlık çıkmaması riski doğar. Yani pozlama sorun olabilir, yüksek perde hızında çekilen fotoğraflar karanlık çıkabilir. Örneğin kapalı ve loş bir iç mekânda 1/1000 saniye gibi bir enstantane kullanırsak, sonuçta aydınlık bir görüntü elde edemeyiz. Peki bu durumda, yeterli ışık miktarını sağlamak için ne yapmak gerekir? Pozlama üçgenini hatırladıysanız, yanıtın bu kez diyafram ve ISO değerleriyle ilgili olabileceğini tahmin etmiş olmalısınız. Diyaframı görmüştük, ISO’yu ise bir sonraki dersimizde etraflıca ele alacağız.

5. adım – Enstantane öncelikli çekim modu (Tv / S) nedir, nasıl çalışır?

enstantane-oncelikli-mod-tekerlegiKameranızı “Enstantane Öncelikli” (S veya Tv – Time value) modda kullandığınızda, siz yalnızca perde hızını kontrol edersiniz, bununla birlikte diyaframı kameranız otomatikman ayarlar. Pozlamayla uğraşmak istemiyor ve yalnızca perde hızını istediğiniz gibi değiştirerek fotoğraflar çekmek istiyorsanız, enstantane öncelikli modu kullanmanız gerekir. Bunun için tek yapmanız gereken, mod tekerliğini yandaki gibi Tv /S konumuna getirmenizdir. Bundan sonra, kameranız üzerinde enstantane değerini gösteren rakamı, ilgili çarkı çevirmek suretiyle istediğiniz değere getirerek bırakın.

6. adım – Farklı enstantanelerin yaratıcı etkileri

Yaratıcı bir etki vermeyi planlamıyorsanız, görüntüde hareket bulanıklığı olmaması için normalde hızlı bir enstantane değeri seçersiniz. Bununla birlikte, bunun dışına çıkarak yaratıcı etkiler oluşturabilirsiniz. Şimdi bu etkilerin birkaçını görelim.

Hareket bulanıklığı

Eğer kameranızı tripodla sabitlerseniz, farklı enstantane hızlarıyla eğlenceli denemeler yapabilirsiniz. Örneğin, aşağıdaki fotoğraftaki gibi hareket bulanıklığını ilgi merkezi haline getiren ilginç fotoğraflar oluşturabilirsiniz.

uzun-pozlama-hareket-etkisi-efekti-metro

Berlin metrosunda çektiğim bu fotoğrafta arkaplanda hareket halindeki vagonlarda sözünü ettiğim etkiyi görebilirsiniz. Bu fotoğraf 1/4 saniyede çekildi. Bu durumda 1/4 saniye boyunca hızla geçen vagonların hareketi, fotoğrafta gördüğünüz bulanıklığa neden oldu. Öte yandan aynı sürede kıpırdamadan duran modelim net biçimde görüntülenmiş oldu.

Pan çekim

Pan çekim, kameranızı hareketli konunuzu izleyecek şekilde hareket ettirerek uygulayabileceğiniz bir tekniktir. Bu sayede konunuz netken arka planda bir hareket etkisi ortaya çıkacaktır. Başarılı sonuçlar elde edebilmek için, çekeceğiniz konunun hızına bağlı olarak enstantaneyi kamera hareketini algılayabilecek değere (1/60, 1/30, 1/15 ve daha yavaş) getirmeniz gerekir. Ayrıca konunun hızıyla kameranızın onu takip etme hızı birbirine yakın olmalıdır. Aşağıdaki fotoğrafta, çekim teknikleri dersimizden sonra kursiyerlerimizle gerçekleştirdiğimiz bir çekim gününde, 1/15 saniye enstantane ile yaptığım bir pan çekim denemesini görüyorsunuz.

panning-pan-teknigi-cekim-fotograf-dersi

Işıkla boyama

Bu teknik için karanlık bir ortama, hareket ettirebileceğiniz bir ışık kaynağına, biraz hayal gücü ve çok sayıda pratiğe ihtiyacınız var. Önce, ışıkla ne yapacağınıza karar vermelisiniz. Örneğin bir şekil çizebilirsiniz. Enstantaneyi şekli çizebileceğiniz kadar bir süreye ayarlayın. Kameranızı ve modelinizi sabitledikten sonra, ışık kaynağını elinize alarak kameranın karşısına geçin ve karanlık ortamda istediğiniz şekli veya deseni havaya çizin. Fotoğrafınızda ışığın geçtiği tüm noktalar toplu halde aydınlık çıkacaktır. Çok sayıda pratikle işin mantığı kafanıza oturacaktır.

Uzun pozlama

Işığın az olduğu gece çekimlerinde pozlama süresini hayli uzun tutmanız gerekir. Bu da ancak bir tripodla veya kameranızı sağlam bir yere sabitlemenizle mümkün olabilir. Uzun pozlama süreniz içerisinde bir kez aydınlanan yerdeki ışığı kameranız yakalayacak ve daha sonra o alanlar karanlıkta kalsa bile fotoğrafınızda aydınlık çıkacaktır. Böylece, uzun pozlama ile örneğin deniz yüzeyindeki dalga kıpırdanmalarının yarattığı gölgelenmeleri fotoğrafınızda yok edip pürüzsüz bir örtü gibi görüntüleyebilir, akarsulara tül etkisi verebilirsiniz.

7. adım – Hangi durumda hangi enstantane hızını kullanmalı?

İyi fotoğraflar çekmek için hangi pozlama süresini seçeceğinizin önemli olduğunu gördük. Hareketli konular çekerken görüntüyü dondurmak veya fotoğrafınıza sanatsal bir etki vermek zevkinize kalmıştır. Bununla birlikte geleneksel kullanımda hangi durumlarda hangi enstantane durağının tercih edildiğini öğrenebilirsiniz. İşte bunlardan birkaçı:

1/4000 saniye – Çok hızlı hareketleri dondurmak için kullanılır. Bu enstantane ile örneğin havada giden ıslak bir topun görüntüsünü saçtığı su damlacıklarıyla birlikte dondurabilirsiniz.

1/2000 saniye – Gözümüzle yakalayamadığımız su taneciklerini veya uçan kuşların kanat hareketlerini dondurabilirsiniz.

1/1000 saniye – Trafikte seyreden araçların hareketini dondurabileceğiniz duraktır.

1/500 saniye – Gün ışığında bisikletli veya koşan insanların hareketlerini dondurmaya başlayabileceğiniz duraktır.

1/250 saniye – 100 veya 200 mm gibi dar açılı lenslerle portre fotoğrafları çekimi için sıkça tavsiye edilen duraktır.

1/125 saniye – Elde çekim için en düşük enstantane hızı olarak kabul edebilirsiniz.

1/60 saniye – Düşük ışıkta elde çekim için üst sınır olarak kabul edebilirsiniz.

1/30 saniye – Fotoğraftaki hareket bulanıklığının başladığı duraktır.

1/15 saniye – Tripod kullanmaya başlamalısınız. Böylece hareketleri bulanık ancak yönü anlaşılabilir şekilde fotoğraflayabilirsiniz. Örneğin akarsu veya dalgalara bulanıklık etkisi verirken akışın ve hareketin yönünü de hissettirebilirsiniz.

1/8 saniye – Suyun hareketinin bulanıklıkla hissettirilmesi için sıkça tercih edilen enstantane değeridir.

1/4 saniye – Genel olarak ögelerin hareket yönü anlaşılmayacak kadar bulanıklık verir.

1/2 saniye – Süre uzadıkça bulanıklık artar.

1 saniye – Gün batımı ve doğumu öncesi veya sonrasındaki alacakaranlık fotoğraflar için uygun değer. Güneş tam batmamış bile olsa yani ışık sağlıyor olsa bile fotoğraf için yeterli ışığın azaldığı anlar. Dolgu flaşı kullanarak ön planda aydınlatma sağlayabilirsiniz.

1 saniyeden daha uzun pozlamalar – Genellikle gece fotoğrafları için kullanılan duraklardır.

Bulb modu – Bu modda perdeyi ne zaman kapatacağınız size kalmıştır. Deklanşöre 2. kez basmadan önce dakikalarca pozlama yapabilirsiniz. Genellikle 30 saniyeden daha uzun pozlamalar için kullanılır.

Diyafram yanısıra genel anlamda enstantane konusu da böylece sizin için bir bilinmez olmaktan çıktı. Çeşitli denemeler yaparak oluşturacağınız fotoğraflarla artık işin keyfini daha çok çıkarabilirsiniz.

Görüşmek üzere! Fotoğraf çekmeye devam edin!

Takip edin

Baki Karaçay

20 yılı aşkın süre profesyonel tecrübe sahibi Mühendis ve Kamu Yönetimi Uzmanı. Halen AB Projeleri Koordinatörü ve Proje Döngüsü Yönetimi Eğitmeni görevlerini yürütüyor. Fotoğraf çekmeye üniversite yıllarında, dijital fotoğrafa ise yoğun olarak 2011'de başladı. ANFAD Temel Fotografi Eğitimlerinde Çekim Teknikleri ve Kompozisyon dersleri veriyor.
Takip edin